Vakt-i şerif Cuma ahir ve akibet hayrola ..

2010-10-21 23:56:00

Gülü yüreginde besleyen cana; Rızıklar denizini, bir testiye dökecek olsan ne kadarını alır? Ancak bir günlük kısmet,bir günlük su... Bir yudum suda bulanmadan yaşayana vakt-i şerif, cuma ahir ve akibet hayrola.. Devamı

Kalb, Allah'la olursa,

2010-10-21 17:52:00

  Kalb, Allah'la olursa, Hakk onu sebeplere ve halka bırakmaz. Sebeplerle alışverişini keser. İşe yaramazların tezgahına yormaz. Düşük hallerini ayağa kaldırır. Rahmetinin kapısında oturtur. Lutfunun baş köşesinde uyutur." Abdülkadir Geylani H.z Devamı

Filizlenmeye durmuşsa tohum, taş da çatlayacak,

2010-10-21 17:47:00

    Filizlenmeye durmuşsa tohum, taş da çatlayacak, toprak da yarılacak... Senai Demirci Devamı

Ben Sustum Sen Söyle Sensizligimi.

2010-10-21 17:36:00

  Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil. Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan. Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi? Sen değil misin kabrimi bekleyen sadık yâr? Dillerin sustuğu yerde sen değil miydin ısrarla adını söyleyen unutulanların? Sen değil misin nice dertlinin derdini hiç itirazsız dinleyen? Sahiden taş mı kesildin? Oysa, sen sözlere efsûn bağışlayan dudaksın. Nefesi boşluğun hapsinden kurtarırsın. (Belki de her ses bir mahpusun kırılmış zincirlerinin şakırtısıdır.) Sana değdiği yerde dirilir sessizlik. Sana vuruldukça hece hece kanatlanır suskunluk; şiirlerin ufkuna yükselir söz, öykülerin kuytularında giyinir. Sen, dağı delen Ferhat’sın; söz ki dağı kar gibi eritir de Şirin yâri sımsıcak kucaklar. Sen Aslı’ya Kerem’sin; ses ki çatlak dudaklardan sızan kevserdir. Sen Kerem’in Aslı’sın; söz ki tek bir hecesi bizi varlığın koynuna saklar; “Ol!”sözü hatırına yokluk varlığa yüz bulur. Taşın sözü yok mudur ey yâr? Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır. Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler saklar. Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur. Kadîm zamanlar... Devamı

Öyle bir iman ver ki Ya İlahi.. Yalnızca senin için yanayım....

2010-10-21 12:21:00

    Ya İlahi, bu yürek Senin için Sana yanmak ister.. Öyle yanayım ki.. Ya İlahi.. Sevdan geceleri uykumu bölsün, günün aydınlığında gafleti silsin.. Her hâl'de Seni arayım, her hâl'imle Seni bulayım.. Her kapının anahtarı Sende Ya İlahi.. Sana gelen tüm kapıları arala, sessizce süzülüp geleyim yanına.. Sana gelen yollarda beni nefs eline bırakma, Dostlarını yoldaş eyle yolculuğumda! Sen tut ki.. yüreğimin elinden, ayağıma çakıl ve taş deydiğinde, düşmeyim sendelemeyim.. Sana çıkacak yollarda, Sen tut yüreğimin ellerinden! Emanetini sağlam ulaştırmayı nasip eyle.. Doğduğum gün verdiğin o tertemiz kalbi, aynı temizlikte emanet etmeyi nasip eyle.. Kirlerden pak eyle bu kalbimi, parçalamaya meyl eden faniliklerden uzak eyle! Senin verdiğin gönül de, Sen'in ile geleyim Ya İlahi.. Yalan tutsaklıklara esir etme bedenimi, Üzerimde yalan ve yalnış hiç bir sevdanın izini bırakma, Gönlüme her gireni, bana Seni getirdiği için seveyim, Sana gelebilmek için sevileyim! Gözeten Sensin her halimi.. Sen koru benliğimi.. Sana emanet ettim yüreğimi.. her halimi! Dünya kuyusunda Yusuf(AS)'ın teslimiyetini ihsan eyle bu bedene, Yakup(AS)'ın, Yusuf(AS)'a hasreti gözyaşı oldu ömrüne, gözlerinden etti hasreti.. Sabır ile duâsı ile kavuşturdun hem Yusuf'una hem gören gözlerine.. Senin için akan gözyaşına talibim Ya İlahi.. Öyle yanayım ki..Yüreğimi aşkına kurban eyle! Gözümün yaşı ile sabredenler gibi kavuşmak nasip eyle! Sana kavuşmanın adı ise ölüm.. ölümü sevdir bana, Soğuk deymesin şu dilime, en sıcak kelime olsun.. vuslatın adı.. Öyle yanayım ki.... Devamı

Ben Seversem ..

2010-10-21 12:14:00

  Ben seversem kendim için ; gülü diken , sevinci kül ederim Ben seversem kendim için ; gündüzü gece, Yünü demir ederim. Belki de bu yüzden sevdiklerimi kaybederim... Ama Ben Ölümüne sevdiğimi ALLAH'IN emaneti bilip bir ömür boyu Allah için sevmeliyim . Sevdiğim asıl sevdiğim Vedud ile bakileşir...İşte Böyle olduğu için Sevdiğimi HIÇ KAYBETMEM. Devamı

Acizliğimle kapını çalıyorum Ya Rabbi,

2010-10-20 14:34:00

  Acizliğimle kapını çalıyorum Ya Rabbi, Fakirliğime ancak sonsuz zenginliğin merhem. İhtiyaçlarım gökteki yıldızlar kadar fazla. Her nefeste Allah'ım İki kere muhtacım Sana. Var ettiğin kainatın içinde, nokta kadar yer işgal etmezken. Kainatı keşfedecek yürek sundun bana, yüreğimden dergahına yollar açtın. Gecenin karanlığında Allah'ım yanımda sadece Sen vardın. En gizli sırlarım Sana aşikarken, Settar ismini gönderdin imdadıma. Örttün ayıplarımı karşılık beklemeden... Bir Sen bildin Allah'ım, bir de ben. Seni anmaktan gafil kılma bedenimi, kanım  zikrinle dolaşsın damar damar. İman nuru  yayılsın son hücreme kadar... Çıkaramasın Allahım şeytanlaşan tağutlar. Tevazu havuzunda erit gururumu, teslimiyet çeşmesiyle söndür musibetlerimi. Kibirle ördüğüm benlik kulelerini, gelsin Hazreti İbrahim devirsin! Vekilim sensin Allahım, hem de ne güzel vekilsin... Zeynep Öztoprak Devamı

Dokunmak...

2010-10-20 11:21:00

      Bir elin hissediş hikâyesidir, bu satırlar… Gözler ellere takılır önce… Hüzünlü yüzüyle karşılıklı bakışmadadır eller… Anlar ki, orada yüzlerce kalp beklemektedir…Ve yumruk olur eller ağırlığıyla yükün, yere doğru eğilir. Yapabileceği çok şey ...vardır ellerin ve hissetmesi gereken paha biçilmez duygular… Bir kalbe dokunmak gereklidir şimdi… Boşuna değildir, hiçbir şey… Ve hiçbir şey kalplere giden yoldan daha anlamlı değildir. Yalnızca farkına varmak gerekir. Bir dokunuş, on parmağın ve de bir yüreğin yapabileceği şeylerdir. Ve bir eldir, şimdi yollarda olan… Bir kalbe dokunmaktır sevincinin adı… Tek isteği, sonu olan kâinatı aşmaktır, ulaşmaktır sonsuzluğa… Ve bunu bilir ki, kalpleri hissederek yapacaktır. Bir tabela vardır yolun başında, “Dokunmak nedir?” yazılıdır. Ve dokunmak, kalplere giden yolda anlatılacaktır. Muhtaç olan her kalbe uzanmaktır, dokunmak… El olmaktır, yüreklere serpilen sevinç tohumlarını taşıyan… Bir yetimin saçını okşamaktır. Bir tas çorbansa içtiğin şu dünyada, onu da paylaşmaktır. Ve dokunmak, yardım eli olmaktır… Tebessümünse tek servetin, onu da cömertçe sunmaktır… Dokunmak… Keşfetmektir, sevgiye aç olan kalpleri… Dokunmak… Aç olan karınların, ekmek kokulu sevgisidir. Bayramlarda beklenen bir parça etin rüyasıdır dokunmak… Kulluğun en anlamlı hikâyesidir. Ve bir lütuf değil, vazifedir dokunmak… Sonsuzluğa açılan sevap kapısıdır. Allah’a olan merdivenindeki adımındır, dokunmak.. Sonra şükrün sırası gelir… Ve son söz, duâlarla söylenir. Dokunmayı... Devamı

40 Sene Yatsı Abdestiyle Sabah Namazı.

2010-10-19 19:25:00

  İmam-ı Azam Hazretleri hakkında, "Kırk sene, yatsı abdestiyle sabah namazını kılmıştır" denir, doğrudur.   Hazreti İmam, giderken iki kişinin kendisi hakkında "İşte yatsı abdestiyle sabah namazını kılan zat budur" diye konuştuklarını duyar. Bunun üzerine: - Yâ Rabbi, bu insanları yalancı çıkarma. Ben, senin huzuruna bende olmayan bir sıfatla çıkmaktan haya ederim, diyerek ondan sonra yatsı abdestiyle sabah namazını kılmaya başlamış ve bu 40 sene devam etmiş. Devamı

NAMAZ HATIRLATTI.

2010-10-19 19:23:00

  Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise günlerce aramasına rağmen parayı sakladığı yeri bir türlü hatırlayamadı. Benim bu derdime bir çare bulursa o bulur diyerek doğru İmam–ı A'zam hazretlerinin yanına gitti. İmam–ı A'zam dedi ki: –Bu senin meselen fıkıhla ilgili değil ama, yine de sana bir akıl vereyim: Sen git bu gece sabaha kadar namaz kıl, ümit ediyorum ki, paranı koyduğun yeri hatırlarsın. Adam o gece sabaha kadar ibadet etmeye karar verip abdestini aldı namaz kılmaya başladı. Daha gecenin yarısı bile olmadan parayı koyduğu yeri hatırladı. Namazı bıraktı, doğru parayı koyduğu yerden alıp, yatağına yattı. Sabah olunca İmam–ı A'zam'ın yanına gitti: –Allah senden razı olsun, bu derdime de çare buldun. Daha gecenin yarısında parayı koyduğum yeri hatırladım, deyince, Hazret–i İmam: –Keşke sabaha kadar ibadete devam etseydin. Çünkü şeytan senin sabaha kadar ibadet etmene tahammül edemediği için daha gecenin yarısında sana hatırlatmış. Sabaha kadar da şükür namazı kılsaydın daha iyi ederdin. Sen parayı bulunca namazı bıraktın, dedi.   ... Devamı

O yolun sevdalılarına,ALLAH ’ın askerlerine selam olsun...

2010-10-19 12:51:00

  İslam garip başladı, garip haline geri dönecektir.. Öyle bir zaman gelecek ki İslam’ı yaşamak, imanı muhafaza edebilmek, avuçta kor tutmaya eşdeğer olacaktır.. ... Onu yaşayanlar, asırlarında gariplerdir.. O Hakk erlerine, O gariplere müjdeler olsun!..” Kolay değil şu câzibedar fitne asrında, Nefse geniş, gönüllere dar şu zamanda sevdalanmak.. Yani; O’nun boyasına boyanmak.. Aşk eri olmak.. BİN güzelden yüz çevirip, BİR güzele, EN GÜZEL’ e yâr olmak.. Hiç kolay değil.. Ve.... Kurak topraklarda gül yetiştirmeye talip olmak.. Çöllerde vâhaların, bin li bahçelerin heveslisi olmak.. Ve.... Kanınla suladığın, ihtimamla yetiştirdiğin lerin hoyratça tarumâr edilişine sessiz kalmak, kalabilmek.. Ve... Zulme şahidler olmak.. Zor.. Çok zor.. Yüreğinin bin kez “hayır!” dediği önünde saygıya durmak ve bin kez “evet” lediğine tam yâr olamamak... Benliğini alıp ta ayaklar altına, kanın çekilircesine, sanki ölürcesine –Ve aslında dirilircesine- “LA!” diye haykırmak..Hiç kolay değil.. Ve yılmamak.. Yeniden.. Yeniden ebed bahçelerine talip olmak.. Yeniden tohum saçmak.. “Her dem yeniden doğarız// Canlar ölesi değil..” Şevkle her başa dönüşü, hedefe bir yaklaşma bilmek.. Çok zor.. Bin kez kovulduğun kapılara, Hakk adına yine varmak tebessümle.. “Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” olmak.. Gurbet içre gurbetleri yaşamak dâim; Yani... Sana her gün sunulan bin süslü günahlara hayır demek.. Yani: Elest Bezmi’ndeki sözünün eri olmak.. ... Devamı

Rabbim seni o kadar sevsin ki;

2010-10-17 19:51:00

  Rabbim seni o kadar sevsin ki;O'na(c.c) yar olanların yari olasın.. Attığın her adım seni O'na yaklaştırsın.. Konuştuğun her kelime O'nu anlatsın. . Baktığın her şeyde O'nu göresin.. Seni yakan ateş,On'a duyduğun aşkın ateşi olsun. Döktüğün gözyaşı, sana derece kazandırsın. Öyle bir hal al ki;MeVLa da kaybolasın..!   Devamı

BESMELENİN FAZİLETİ .

2010-10-14 02:40:00

   Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın " Bismillahirrahmanirrahim " diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı. Kocası,onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah’a dua ederdi. Bir gün,kadının kocası iyice öfkelenmişti.. Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :… " Suna bir oyun çevirenimde görsün ; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? " diye söylenip duruyordu. Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı,artık bütün çirkinliğiyle,içinde dolup taşmıştı. Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek : - Bunu iyi sakla !!! diye tembih etti. Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti,besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı. Bu arada kocası da onu gizlice takip ediyordu. Sonra karisinin haberi olmadan keseyi, karisinin sakladığı yerden aldı. İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı. Aradan çok geçmeden karisini çağırdı ve: - Sana verdiğim bir kese altını hemen getir. dedi. Kadın koştu ; keseyi sakladığı yere, " Bismillahirrahmanirrahim " diyerek elini uzattı.Tam o anda, Allahu Tealinin emriyle, kese kadının sakladığı yerde içindeki altınlarla beraber aynen duruyordu. Islanan keseden suları damlıyordu. Kadın kesenin neden ıslak olduğunu anlayamadı ve keseyi kocasına getirdi. Adam içi altınla dolu keseyi görünce çok sasırdı ve karisinin söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı. Sonra karısına ; - Sana çok zulmettim,çok canini yaktım,beni affet. diye yalvarmaya başladı. Allah’a tevbe ve istiğfar etti. İbadetlerine bağlı bir i... Devamı